|
|
--Atatürk Köşesi-- | |
|
|
||
Demirsoy (demirsoy)
Kayıt: 2006-04-10 (17:23)
Mesaj: 4.960
Mesaj: 4.960
"DAMLAA" demiş ki:
MUSTAFA KEMAL HAKKINDA BILINMESI GEREKEN 30 ÖZEL SEY
1."ATA" LAFINI SEVMEZDI
"Atatürk" hitabini ilk kez dönemin Türk Dil Kurumu Baskani bir
konusmasinda kullanmis, Mustafa Kemal de çok begenerek soyadi olarak
almisti.Kendisine Ata" diye hitap edilmesinden hiç hoslanmazdi.
2.EN SEVDIGI YEMEK
Manastir Askeri Lisesi yillarindan kalan bir aliskanlikla hayati
boyunca
en sevdigi yemek kuru fasulye ve pilav olarak kaldi. Tatliya düskün
degildi
ama cani istediginde çok sevdigi gül reçelini tercih ederdi.
3.EN BÜYÜK HAYALI DÜNYA TURUNA ÇIKMAKTI
Ömrü yetseydi bir dünya turuna çikip Türk dili ve tarihi üzerindeki
çalismalarini genisletmek en büyük hayaliydi.
4.BASUCU KITABI "ÇALIKUSU" YDU.
Binlerce kitabi vardi.Ama bunlarin arasinda bir tanesini hayati boyunca
hatta cephede bile basucundan ayirmadi. Resat Nuri Güntekin'in ünlü
Çalikusu" romanini hep yaninda tasir, her gün rastgele bir yerinden
açar,birkaç sayfa okurdu.
5.KABUL SALONUNDAK. AT YAVRUSU
Atlardan sonra en sevdigi hayvan köpekti. "Fox" adini verdigi köpegi,
Gazi`nin yataginin ayak ucunda uyurdu. Hayvanlara düskünlügü o
dereceydi ki bir gün misafirlerinin de görebilmesi için yeni dogmus bir tayla
annesinin Çankaya Köskü kabul salonuna getirilmesini bile emretmisti.
6.TAM BIR SALON ADAMI
En sevdigi dans valsti. Müzik zevki çesitlilik gösteriyordu.Klasik Bati
müzigi disinda Anadolu ezgilerini de severek dinlerdi.
7.GÖMLEKLERININ TÜMÜ BEYAZDI
Gömleklerinin hepsi beyazdi. Bu gömlekler ilk yillarda Isviçre`de özel
olarak dikilirken sonra yerli mali kullanma kampanyasina öncülük
edebilmek için Beyoglu`nda bir terziye diktirilmeye baslanmisti.
8.DOLABINDA LACIVERTE YER YOKTU
Takim elbiselerinin tasarimlarini hep kendisi çizerdi.Lacivert takim
giymeyi sevmezdi.
9.ÖLÇÜLERI
Boyu 1.74 idi.Hayatinin son dönemlerine kadar 76 olan kilosu
hastaliginin
ilerlemeye baslamasiyla 46'ya kadar düsmüstü. 43 numara siyah rugan
ayakkabi giyerdi.
10.RUMELI SIVESI
Özenli ve temiz bir Türkçe konusurdu. Ancak bazi kelimeleri Rumeli
sivesiyle telaffuz ederdi.
11.HAZIN BIR HIKAYE
Hayatinda bir dönem çok önemli yer tutan Mustafa Kemal`in evlenmesinden
sonra hayatina trajik bir sekilde son veren Fikriye Hanim`in mezarinin
nerede oldugu bilinmiyor.
12.CUMHURBASKANLIGINDAN ****.
Hayatinin çogunu geçirdigi savas cephelerinden sonra Cumhurbaskani
olarak geçirdigi yillar ona bir tecrit yasantisi gibi geliyor, çok sevdigi
halkindan ve sade bir vatandas yasamindan uzaklastigini düsünüyordu.
13.PAPA`NIN TEMSILCISINE ELBISE
Kiyafet Kanunu çerçevesinde tüm din adamlarinin dini kiyafetleriyle
sokaga çikmalari yasaklaninca, Monsenyör Roncalli`ye kendi terzisi
Kemal Milasli eliyle bir koleksiyon hazirlatti.
14.KENDISI TIRAS OLMAZDI.
Sabah kahvaltilariyla arasi hiç hos degildi.Yataktan kalkar kalkmaz
odasindaki divanin üzerine bagdas kurarak oturur, günün ilk kahvesini
sigarasini içerdi.Bir özelligi de kendi kendine tiras olmamasiydi.
15.DÜZEN TAKINTISI VARDI
evlerde bile egri duran esyalari
düzeltmeden rahat edemezdi.
16.HOSGÖRÜLÜ LIDER
Köylünün birinin gazete kagidina sardigi tütünü içmeye çalisirken eli
yanmis,"Alin bunu kendi içsin" diyerek Atatürk`e küfretmisti.Mahkemeye
çikarilacakti. Atatürk olayi dinledikten sonra "Onu mahkemeye
vereceginize dogru dürüst sigara içmesini temin edin" dedi.
17.SIGARA PAZARLIGI
Hastaliginin baslangicinda kendisini muayene eden Dr.Fissinger günde
kaç paket sigara içtigini sormus, Atatürk "sekiz" demisti. Doktor bunu
günde bir pakete indirmesi gerektigini söyleyince gülümseyerek cevap
vermisti:"Ben zaten bir paket içiyorum. Bundan sonra bunu sizin izninizle yapacagim".
18."BU NASIL HALKÇILIK?"
Bir sabah milletvekilleri ile trene binmisti.Kondüktörün
milletvekillerinden bilet parasi almamasina sasirmis nedenini
sormustu.Trenin milletvekillerine bedava oldugunu ögrenince epey
sinirlenmis, "Ne de güzel halkç.l.k ama" demisti.
19."LAIKLIK ADAM OLMAKTIR!"
Ilk mecliste bir oturum sirasinda üyelerden biri laikligin ne manaya
geldigini anlamadigini söyleyince Gazi çok sinirlenmis ve elini kürsüye
vurarak bir din bilgini olan üyeye cevap vermisti: "Adam olmak
demektir hocam,adam olmak!"
20.KURBANLARI BAGISLARDI
Gittigi yurt gezilerinde kendisi için kurban edilen hayvanlara bakamaz
böyle durumlarda sirtini döner yada kesilmelerini engellerdi.
21.YABANCI DILE MERAKI
Askeri lisede ögrenmeye basladigi Fransizca'yi sonraki yillarda
gelistirdi. Zengin bir kelime bilgisi vardi. Konusurken araya Fransizca
sözcükler de eklerdi.
22.FASULYESINE POKER
Kumardan hoslanmaz ama arkadaslariyla fasulyesine poker oynardi.Oyun
sonunda kazandiklarini iade ederdi.
23.KAN GÖRMEYE DAYANAMAZDI
Cephelerde düsmanla gögüs gögüse savasmis biri olarak en ilginç
özelligi
savas meydanlari disinda kan görünce fenalasmasiydi.
24.KULAKLARI DUYAN TEK KISI.
Fransiz tarihçisi Herriot Ankara`ya geldiginde Gazi`nin kulaklarinin
duyuyor olmasina sasirmis anilarinda bunu espirili bir dille
anlatmisti:"T.C`de bir tane kulaklari duyan kisi var onu da Cumhurbaskani
yapmislar".
25.BIR RICASI BAS AÇTIRDI
Bir gün halk arasinda dolasirken çarsafli bir kadina rastlamis, "Hafiz
Hanim benim hatirim için basindaki örtüyü açar misin?" diye sormustu.
Kadin bas örtüsünü açarak , Atatürk`ün önünde egildi ve ellerini öptü.
26.BILARDO VE YÜZME
Sportmen kisiligi vardi. Her gün at biner , yüzmeye gider ve bilardo
oynardi.
27.EN BASARILI DERS.
E.itim hayati boyunca en basarili dersi matematikti. Pozitif bilimlere
ilgisi hayati boyunca sürdü.
28.YAGCILARA GEÇIT YOK
Yagcila çok kiardi Bir aksm sofrasida kendisine gereksiz sekilde
iltifat eden Abdülhak Hamit`e müdahale etti.
29.SON YILBASI GECESI
1937`yi 1938`e baglayan son yilbasi gecesini Disisleri Bakani Tevfik
Rustu Aras ile bas basa gecirmisti. O gece dolabindaki bazi elbiseleri bakana
hediye etmisti.
30.KÖSKTEKI GUVERCINLIK
Kuslari çok severdi.Çankaya Köskü`nde özel bir bakicinin ilgilendigi
güvercinligi vardi.
1."ATA" LAFINI SEVMEZDI
"Atatürk" hitabini ilk kez dönemin Türk Dil Kurumu Baskani bir
konusmasinda kullanmis, Mustafa Kemal de çok begenerek soyadi olarak
almisti.Kendisine Ata" diye hitap edilmesinden hiç hoslanmazdi.
2.EN SEVDIGI YEMEK
Manastir Askeri Lisesi yillarindan kalan bir aliskanlikla hayati
boyunca
en sevdigi yemek kuru fasulye ve pilav olarak kaldi. Tatliya düskün
degildi
ama cani istediginde çok sevdigi gül reçelini tercih ederdi.
3.EN BÜYÜK HAYALI DÜNYA TURUNA ÇIKMAKTI
Ömrü yetseydi bir dünya turuna çikip Türk dili ve tarihi üzerindeki
çalismalarini genisletmek en büyük hayaliydi.
4.BASUCU KITABI "ÇALIKUSU" YDU.
Binlerce kitabi vardi.Ama bunlarin arasinda bir tanesini hayati boyunca
hatta cephede bile basucundan ayirmadi. Resat Nuri Güntekin'in ünlü
Çalikusu" romanini hep yaninda tasir, her gün rastgele bir yerinden
açar,birkaç sayfa okurdu.
5.KABUL SALONUNDAK. AT YAVRUSU
Atlardan sonra en sevdigi hayvan köpekti. "Fox" adini verdigi köpegi,
Gazi`nin yataginin ayak ucunda uyurdu. Hayvanlara düskünlügü o
dereceydi ki bir gün misafirlerinin de görebilmesi için yeni dogmus bir tayla
annesinin Çankaya Köskü kabul salonuna getirilmesini bile emretmisti.
6.TAM BIR SALON ADAMI
En sevdigi dans valsti. Müzik zevki çesitlilik gösteriyordu.Klasik Bati
müzigi disinda Anadolu ezgilerini de severek dinlerdi.
7.GÖMLEKLERININ TÜMÜ BEYAZDI
Gömleklerinin hepsi beyazdi. Bu gömlekler ilk yillarda Isviçre`de özel
olarak dikilirken sonra yerli mali kullanma kampanyasina öncülük
edebilmek için Beyoglu`nda bir terziye diktirilmeye baslanmisti.
8.DOLABINDA LACIVERTE YER YOKTU
Takim elbiselerinin tasarimlarini hep kendisi çizerdi.Lacivert takim
giymeyi sevmezdi.
9.ÖLÇÜLERI
Boyu 1.74 idi.Hayatinin son dönemlerine kadar 76 olan kilosu
hastaliginin
ilerlemeye baslamasiyla 46'ya kadar düsmüstü. 43 numara siyah rugan
ayakkabi giyerdi.
10.RUMELI SIVESI
Özenli ve temiz bir Türkçe konusurdu. Ancak bazi kelimeleri Rumeli
sivesiyle telaffuz ederdi.
11.HAZIN BIR HIKAYE
Hayatinda bir dönem çok önemli yer tutan Mustafa Kemal`in evlenmesinden
sonra hayatina trajik bir sekilde son veren Fikriye Hanim`in mezarinin
nerede oldugu bilinmiyor.
12.CUMHURBASKANLIGINDAN ****.
Hayatinin çogunu geçirdigi savas cephelerinden sonra Cumhurbaskani
olarak geçirdigi yillar ona bir tecrit yasantisi gibi geliyor, çok sevdigi
halkindan ve sade bir vatandas yasamindan uzaklastigini düsünüyordu.
13.PAPA`NIN TEMSILCISINE ELBISE
Kiyafet Kanunu çerçevesinde tüm din adamlarinin dini kiyafetleriyle
sokaga çikmalari yasaklaninca, Monsenyör Roncalli`ye kendi terzisi
Kemal Milasli eliyle bir koleksiyon hazirlatti.
14.KENDISI TIRAS OLMAZDI.
Sabah kahvaltilariyla arasi hiç hos degildi.Yataktan kalkar kalkmaz
odasindaki divanin üzerine bagdas kurarak oturur, günün ilk kahvesini
sigarasini içerdi.Bir özelligi de kendi kendine tiras olmamasiydi.
15.DÜZEN TAKINTISI VARDI
evlerde bile egri duran esyalari
düzeltmeden rahat edemezdi.
16.HOSGÖRÜLÜ LIDER
Köylünün birinin gazete kagidina sardigi tütünü içmeye çalisirken eli
yanmis,"Alin bunu kendi içsin" diyerek Atatürk`e küfretmisti.Mahkemeye
çikarilacakti. Atatürk olayi dinledikten sonra "Onu mahkemeye
vereceginize dogru dürüst sigara içmesini temin edin" dedi.
17.SIGARA PAZARLIGI
Hastaliginin baslangicinda kendisini muayene eden Dr.Fissinger günde
kaç paket sigara içtigini sormus, Atatürk "sekiz" demisti. Doktor bunu
günde bir pakete indirmesi gerektigini söyleyince gülümseyerek cevap
vermisti:"Ben zaten bir paket içiyorum. Bundan sonra bunu sizin izninizle yapacagim".
18."BU NASIL HALKÇILIK?"
Bir sabah milletvekilleri ile trene binmisti.Kondüktörün
milletvekillerinden bilet parasi almamasina sasirmis nedenini
sormustu.Trenin milletvekillerine bedava oldugunu ögrenince epey
sinirlenmis, "Ne de güzel halkç.l.k ama" demisti.
19."LAIKLIK ADAM OLMAKTIR!"
Ilk mecliste bir oturum sirasinda üyelerden biri laikligin ne manaya
geldigini anlamadigini söyleyince Gazi çok sinirlenmis ve elini kürsüye
vurarak bir din bilgini olan üyeye cevap vermisti: "Adam olmak
demektir hocam,adam olmak!"
20.KURBANLARI BAGISLARDI
Gittigi yurt gezilerinde kendisi için kurban edilen hayvanlara bakamaz
böyle durumlarda sirtini döner yada kesilmelerini engellerdi.
21.YABANCI DILE MERAKI
Askeri lisede ögrenmeye basladigi Fransizca'yi sonraki yillarda
gelistirdi. Zengin bir kelime bilgisi vardi. Konusurken araya Fransizca
sözcükler de eklerdi.
22.FASULYESINE POKER
Kumardan hoslanmaz ama arkadaslariyla fasulyesine poker oynardi.Oyun
sonunda kazandiklarini iade ederdi.
23.KAN GÖRMEYE DAYANAMAZDI
Cephelerde düsmanla gögüs gögüse savasmis biri olarak en ilginç
özelligi
savas meydanlari disinda kan görünce fenalasmasiydi.
24.KULAKLARI DUYAN TEK KISI.
Fransiz tarihçisi Herriot Ankara`ya geldiginde Gazi`nin kulaklarinin
duyuyor olmasina sasirmis anilarinda bunu espirili bir dille
anlatmisti:"T.C`de bir tane kulaklari duyan kisi var onu da Cumhurbaskani
yapmislar".
25.BIR RICASI BAS AÇTIRDI
Bir gün halk arasinda dolasirken çarsafli bir kadina rastlamis, "Hafiz
Hanim benim hatirim için basindaki örtüyü açar misin?" diye sormustu.
Kadin bas örtüsünü açarak , Atatürk`ün önünde egildi ve ellerini öptü.
26.BILARDO VE YÜZME
Sportmen kisiligi vardi. Her gün at biner , yüzmeye gider ve bilardo
oynardi.
27.EN BASARILI DERS.
E.itim hayati boyunca en basarili dersi matematikti. Pozitif bilimlere
ilgisi hayati boyunca sürdü.
28.YAGCILARA GEÇIT YOK
Yagcila çok kiardi Bir aksm sofrasida kendisine gereksiz sekilde
iltifat eden Abdülhak Hamit`e müdahale etti.
29.SON YILBASI GECESI
1937`yi 1938`e baglayan son yilbasi gecesini Disisleri Bakani Tevfik
Rustu Aras ile bas basa gecirmisti. O gece dolabindaki bazi elbiseleri bakana
hediye etmisti.
30.KÖSKTEKI GUVERCINLIK
Kuslari çok severdi.Çankaya Köskü`nde özel bir bakicinin ilgilendigi
güvercinligi vardi.
damla nın yazısını gördüm cok güzel bi yazı onun icin buraya koyalım diye düsündüm
Demirsoy (demirsoy)
Kayıt: 2006-04-10 (17:23)
Mesaj: 4.960
Mesaj: 4.960
"mexican" demiş ki:
1881 Selanik'te doğdu.
1893 Askeri Rüştiye'ye girdi ve Kemal adını aldı.
1895 Selanik Askeri Rüştiyesi'ni bitirdi, Manastır Askeri İdadisi'ne girdi.
1899 Mart 13 İstanbul Harp Okulu Piyade sınıfına girdi.
1902 Harp Akademisi'ne girdi.
11 Ocak 1905 Harp Akademisi'ni Yüzbaşı olarak bitirdi, Şam'a 5. Ordu'nun 30. Süvari Alayı'nda staj yapmak için atandı.
Ekim 1906 Şam'da Vatan ve Hürriyet Cemiyeti'ni kurdu. Şam'da topçu stajını yaptı ve Kolağası oldu
23 Temmuz 1908 Meşrutiyet'in ilan edilmesi için çalışmalar yaptı.
31 Mart 1909 31 Mart ihtilalinde Hareket Ordusu Kurmay Subayı olarak çalıştı.
13 Eylül 1911 İstanbul'a Genelkurmay'a naklen atandı.
27 Kasım 1911 Binbaşılığa yükseldi.
9 Ocak 1912 Trablusgarp'ta Tobruk saldırısını yönetti.
1913 Ekim 27 Sofya Askeri Ateşeliği'ne atandı.
1 Mart 1914 Yarbaylığa yükseltildi.
2 Şubat 1915 Tekirdağ'da 19. Tümeni kurdu.
25 Nisan 1915 Çanakkale - Arıburnu'nda İtilaf Devletleri'ne karşı koydu.
1 Haziran 1915 Albaylığa yükseldi.
9 Ağustos 1915 Anafartalar Grup Komutanlığı'na atandı.
10 Ağustos 1915 Anafartalar'da düşmanı yendi.
1 Nisan 1916 Tuğgeneralliğe yükseldi.
26 Ekim 1918 Halep'in kuzeyinde yer alan bugünkü sınırlarımız üzerinde düşman saldırılarını durdurdu.
30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi imzalandı.
31 Ekim 1918 Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı'na atandı.
13 Kasım 1918 Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı'nın kaldırılması sonucu İstanbul'a döndü.
30 Nisan 1919 Erzurum'da bulunan 9. Ordu Müfettişliği'ne atandı.
15 Mayıs 1919 Yunanlılar İzmir'e asker çıkardı.
16 Mayıs 1919 Bandırma vapuruyla İstanbul'dan ayrıldı.
19 Mayıs 1919 Samsun'a çıktı.
15 Haziran 1919 3. Ordu Müfettişi unvanını aldı.
21 Haziran 1919 Ulusal Güçleri Sivas Kongresi'ne çağırdı.
8 / 9 Temmuz 1919 Askerlikten istifa etti. (Saat20:50)
23 Temmuz 1919 Mustafa Kemal'in başkanlığı altında Erzurum Kongresi toplandı ve bir Temsil Kurulu seçildi. (7 Ağustos 1919)
4 Eylül 1919 Mustafa Kemal'in başkanlığı altında Sivas Kongresi'nin toplandı ve 11 Eylül'de sona erdi.
11 Eylül 1919 Anadolu ve Rumeli Müdafaayı Hukuk Cemiyeti Heyet Temsiliyesi Başkanlığına saçildi.
22 Ekim 1919 Amasya Protokolü imzalandı.
7 Kasım 1919 Erzurum'dan milletvekili seçildi.
27 Aralık 1919 Heyeti Temsiliye'yle birlikte Ankara'ya geldi.
20 Mart 1920 İstanbul, İtilaf Devletleri tarafından işgal edildi.
18 Mart 1920 İstanbul'da Meclis-i Mebusan son toplantısını yaptı.
19 Mart 1920 Mustafa Kemal tarafından Ankara'da üstün yetkiyi taşıyan bir Millet Meclisi toplanması hakkında illere duyuruda bulunuldu.
23 Nisan 1920 Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açtı.
24 Nisan 1920 Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı seçildi.
5 Mayıs 1920 Mustafa Kemal'in başkanlığında Hükümet'in ilk toplantısı yapıldı.
11 Mayıs 1920 İstanbul Hükümeti tarafından ölüm cezasına çarptırıldı.
24 Mayıs 1920 Ölüm cezası Padişah tarafından onaylandı.
10 Ağustos 1920 Osmanlı İmparatorluğu delegeleriyle İtilaf Devletleri arasında Sevr Antlaşması'nı imzalandı.
9 / 10 Ocak 1920 Birinci İnönü Savaşı yapıldı.
20 Ocak 1921 İlk Teşkilat-ı Esasiye (Anayasa) Kanunu'nun esas maddeleri kabul edildi.
30 Nisan / 1 Mart 1921 İkinci İnönü Savaşı yapıldı.
10 Mayıs 1921 Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti kuruldu ve Mustafa Kemal Grup Başkanlığı'na seçildi.
5 Ağustos 1921 Başkumandanlık görevi verildi.
22 Ağustus 1921 Mustafa Kemal'in yönetiminde Sakarya Meydan Savaşı başladı.
13 Eylül 1921 Sakarya Meydan Savaşı kazanıldı.
19 Eylül 1921 Mareşallik rütbesi ve Gazi unvanı aldı.
26 Ağustos 1922 Kocatepe'den Büyük Taarruz'u yönetti.
30 Ağustos 1922 Dumlupınar Başkumandanlık Meydan Savaşı'nı kazandı.
1 Eylül 1922 Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir, İleri ! emrini verdi.
9 Eylül 1922 Türk Ordusu İzmir'e girdi.
10 Eylül 1922 Gazi Mustafa Kemal İzmir'e geldi.
11 Ekim 1922 Mudanya Mütarekesi imzalandı.
1 Kasım 1922 Önerisi üzerine saltanat kaldırıldı.
17 Kasım 1922 Vahdettin bir İngiliz harp gemisiyle İstanbul'dan kaçtı.
29 Ocak 1923 Latife Hanım'la evlendi.
24 Temmuz 1923 Lozan Antlaşması imzalandı.
9 Ağustos 1923 Halk Fırkası'nı kurdu.
11 Ağustos 1923 2. Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na seçildi.
29 Ekim 1923 Cumhuriyet ilan edildi.
29 Ekim 1923 İlk Cumhurbaşkanı seçildi.
1 Mart 1924 Halifeliği kaldırması ve öğretimin birleştirilmesi hakkında açış nutkunu söyledi.
20 Nisan 1924 Türkiye Cumhuriyeti Teşkilatı Esasiye (Anayasa) Kanunu kabul edildi.
17 Şubat 1925 Aşar kaldırıldı.
24 Ağustos 1925 İlk defa Kastamonu'da şapka giydi.
25 Kasım 1925 Şapka Kanunu Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
30 Kasım 1925 Tekkelerin kapatılması hakkındaki kanun kabul edildi.
26 Aralık 1925 Uluslararası takvim ve saat kabul edildi.
17 Şubat 1926 Türk Medeni Kanunu kabul edildi.
1 Temmuz 1927 Cumhurbaşkanı sıfatı ile ilk kez İstanbul'a gitti.
15 / 20 Ekim 1927 Cumhuriyet Halk Partisi 2. Kurultayı'nda tarihi Büyük Nutku'nu söyledi.
1 Kasım 1927 2. Kez Cumhurbaşkanı seçildi.
9 Ağustos 1928 Sarayburnu'nda Türk harfleri hakkında nutkunu söyledi.
3 Kasım 1928 Yeni Türk Harfleri Kanunu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
15 Nisan 1931 Türk Tarih Kurumu kuruldu.
4 Mayıs 1931 3. kez Cumhurbaşkanı seçildi.
12 Temmuz 1932 Türk Dil Kurumu kuruldu.
29 Ekim 1933 Cumhuriyetin 10. Yıldönümünde tarihi nutkunu söyledi.
24 Kasım 1934 Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ATATÜRK soyadı verildi.
1 Mart 1935 4. kez Cumhurbaşkanı seçildi.
1 Mayıs 1937 Çiftliklerini hazineye, taşınamaz mallarını da Ankara Belediyesi'ne bağışladı.
31 Mart 1938 Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği hastalığı hakkında ilk resmi duyuruyu yaptı.
15 Eylül 1938 Vasiyetnamesini yazdı.
16 Ekim 1938 Atatürk'ün hastalık durumu hakkında günlük resmi duyuruların yayınına başlandı.
10 Kasım 1938 Atatürk'ün ölümü. (Perşembe, saat 09.05)
11 Kasım 1938 İstanbul Şehir Meclisi olağanüstü toplantı yaptı. Saraydaki Cumhurbaşkanlığı forsu indirilerek yerine yarıya kadar indirilmiş Türk Bayrağı çekildi.
15 Kasım 1938 Hükümet, Atatürk'ün Ankara'da ebedi istirahat yerine konulacağı 21 Kasım 1938 tarihini ulusal yas günü olarak ilan etti.
16 Kasım 1938 İstanbul'lular, Atatürk'ün Dolmabahçe Sarayı Muayede Salonu'ndaki katafalkı önünde sabahın ilk saatlerinden, gecenin son saatlerine kadar saygı ve üzüntü içinde son görevlerini yaptılar.
19 Kasım 1938 Büyük bir törenle, Atatürk'ün Dolmabahçe'den alınan yüce cenazesi, önce Sarayburnu'na, daha sonra Zafer torpidosuyla Yavuz zırhlısına götürüldü.Yavuz zırhlısıyla İzmit'e kadar götürülen tabut, oradan Ankara'ya yolcu edildi.
20 Kasım 1938 Atatürk'ün naşı Ankara'ya ulaştı ve Ankara'da Büyük Millet Meclisi önündeki katafalka konuldu. Ankaralılar son görevlerini saygıyla yaptılar.
21 Kasım 1938 Atatürk'ün cenazesi Etnoğrafya Müzesi'ndeki Geçici Kabre konuldu.
25 Kasım 1938 Atatürk'ün vasiyetnamesi açıldı.
4 Kasım 1953 Atatürk'ün Geçici Kabri, Anıtkabir'e nakledilmesi için açıldı.
10 Kasım 1953 Atatürk'ün cenazesi Anıt-Kabir'e nakledildi.
Atam hala aklımızda , ruhumuzda , kalbimizdesin...!!!
1893 Askeri Rüştiye'ye girdi ve Kemal adını aldı.
1895 Selanik Askeri Rüştiyesi'ni bitirdi, Manastır Askeri İdadisi'ne girdi.
1899 Mart 13 İstanbul Harp Okulu Piyade sınıfına girdi.
1902 Harp Akademisi'ne girdi.
11 Ocak 1905 Harp Akademisi'ni Yüzbaşı olarak bitirdi, Şam'a 5. Ordu'nun 30. Süvari Alayı'nda staj yapmak için atandı.
Ekim 1906 Şam'da Vatan ve Hürriyet Cemiyeti'ni kurdu. Şam'da topçu stajını yaptı ve Kolağası oldu
23 Temmuz 1908 Meşrutiyet'in ilan edilmesi için çalışmalar yaptı.
31 Mart 1909 31 Mart ihtilalinde Hareket Ordusu Kurmay Subayı olarak çalıştı.
13 Eylül 1911 İstanbul'a Genelkurmay'a naklen atandı.
27 Kasım 1911 Binbaşılığa yükseldi.
9 Ocak 1912 Trablusgarp'ta Tobruk saldırısını yönetti.
1913 Ekim 27 Sofya Askeri Ateşeliği'ne atandı.
1 Mart 1914 Yarbaylığa yükseltildi.
2 Şubat 1915 Tekirdağ'da 19. Tümeni kurdu.
25 Nisan 1915 Çanakkale - Arıburnu'nda İtilaf Devletleri'ne karşı koydu.
1 Haziran 1915 Albaylığa yükseldi.
9 Ağustos 1915 Anafartalar Grup Komutanlığı'na atandı.
10 Ağustos 1915 Anafartalar'da düşmanı yendi.
1 Nisan 1916 Tuğgeneralliğe yükseldi.
26 Ekim 1918 Halep'in kuzeyinde yer alan bugünkü sınırlarımız üzerinde düşman saldırılarını durdurdu.
30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi imzalandı.
31 Ekim 1918 Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı'na atandı.
13 Kasım 1918 Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı'nın kaldırılması sonucu İstanbul'a döndü.
30 Nisan 1919 Erzurum'da bulunan 9. Ordu Müfettişliği'ne atandı.
15 Mayıs 1919 Yunanlılar İzmir'e asker çıkardı.
16 Mayıs 1919 Bandırma vapuruyla İstanbul'dan ayrıldı.
19 Mayıs 1919 Samsun'a çıktı.
15 Haziran 1919 3. Ordu Müfettişi unvanını aldı.
21 Haziran 1919 Ulusal Güçleri Sivas Kongresi'ne çağırdı.
8 / 9 Temmuz 1919 Askerlikten istifa etti. (Saat20:50)
23 Temmuz 1919 Mustafa Kemal'in başkanlığı altında Erzurum Kongresi toplandı ve bir Temsil Kurulu seçildi. (7 Ağustos 1919)
4 Eylül 1919 Mustafa Kemal'in başkanlığı altında Sivas Kongresi'nin toplandı ve 11 Eylül'de sona erdi.
11 Eylül 1919 Anadolu ve Rumeli Müdafaayı Hukuk Cemiyeti Heyet Temsiliyesi Başkanlığına saçildi.
22 Ekim 1919 Amasya Protokolü imzalandı.
7 Kasım 1919 Erzurum'dan milletvekili seçildi.
27 Aralık 1919 Heyeti Temsiliye'yle birlikte Ankara'ya geldi.
20 Mart 1920 İstanbul, İtilaf Devletleri tarafından işgal edildi.
18 Mart 1920 İstanbul'da Meclis-i Mebusan son toplantısını yaptı.
19 Mart 1920 Mustafa Kemal tarafından Ankara'da üstün yetkiyi taşıyan bir Millet Meclisi toplanması hakkında illere duyuruda bulunuldu.
23 Nisan 1920 Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açtı.
24 Nisan 1920 Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı seçildi.
5 Mayıs 1920 Mustafa Kemal'in başkanlığında Hükümet'in ilk toplantısı yapıldı.
11 Mayıs 1920 İstanbul Hükümeti tarafından ölüm cezasına çarptırıldı.
24 Mayıs 1920 Ölüm cezası Padişah tarafından onaylandı.
10 Ağustos 1920 Osmanlı İmparatorluğu delegeleriyle İtilaf Devletleri arasında Sevr Antlaşması'nı imzalandı.
9 / 10 Ocak 1920 Birinci İnönü Savaşı yapıldı.
20 Ocak 1921 İlk Teşkilat-ı Esasiye (Anayasa) Kanunu'nun esas maddeleri kabul edildi.
30 Nisan / 1 Mart 1921 İkinci İnönü Savaşı yapıldı.
10 Mayıs 1921 Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti kuruldu ve Mustafa Kemal Grup Başkanlığı'na seçildi.
5 Ağustos 1921 Başkumandanlık görevi verildi.
22 Ağustus 1921 Mustafa Kemal'in yönetiminde Sakarya Meydan Savaşı başladı.
13 Eylül 1921 Sakarya Meydan Savaşı kazanıldı.
19 Eylül 1921 Mareşallik rütbesi ve Gazi unvanı aldı.
26 Ağustos 1922 Kocatepe'den Büyük Taarruz'u yönetti.
30 Ağustos 1922 Dumlupınar Başkumandanlık Meydan Savaşı'nı kazandı.
1 Eylül 1922 Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir, İleri ! emrini verdi.
9 Eylül 1922 Türk Ordusu İzmir'e girdi.
10 Eylül 1922 Gazi Mustafa Kemal İzmir'e geldi.
11 Ekim 1922 Mudanya Mütarekesi imzalandı.
1 Kasım 1922 Önerisi üzerine saltanat kaldırıldı.
17 Kasım 1922 Vahdettin bir İngiliz harp gemisiyle İstanbul'dan kaçtı.
29 Ocak 1923 Latife Hanım'la evlendi.
24 Temmuz 1923 Lozan Antlaşması imzalandı.
9 Ağustos 1923 Halk Fırkası'nı kurdu.
11 Ağustos 1923 2. Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na seçildi.
29 Ekim 1923 Cumhuriyet ilan edildi.
29 Ekim 1923 İlk Cumhurbaşkanı seçildi.
1 Mart 1924 Halifeliği kaldırması ve öğretimin birleştirilmesi hakkında açış nutkunu söyledi.
20 Nisan 1924 Türkiye Cumhuriyeti Teşkilatı Esasiye (Anayasa) Kanunu kabul edildi.
17 Şubat 1925 Aşar kaldırıldı.
24 Ağustos 1925 İlk defa Kastamonu'da şapka giydi.
25 Kasım 1925 Şapka Kanunu Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
30 Kasım 1925 Tekkelerin kapatılması hakkındaki kanun kabul edildi.
26 Aralık 1925 Uluslararası takvim ve saat kabul edildi.
17 Şubat 1926 Türk Medeni Kanunu kabul edildi.
1 Temmuz 1927 Cumhurbaşkanı sıfatı ile ilk kez İstanbul'a gitti.
15 / 20 Ekim 1927 Cumhuriyet Halk Partisi 2. Kurultayı'nda tarihi Büyük Nutku'nu söyledi.
1 Kasım 1927 2. Kez Cumhurbaşkanı seçildi.
9 Ağustos 1928 Sarayburnu'nda Türk harfleri hakkında nutkunu söyledi.
3 Kasım 1928 Yeni Türk Harfleri Kanunu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
15 Nisan 1931 Türk Tarih Kurumu kuruldu.
4 Mayıs 1931 3. kez Cumhurbaşkanı seçildi.
12 Temmuz 1932 Türk Dil Kurumu kuruldu.
29 Ekim 1933 Cumhuriyetin 10. Yıldönümünde tarihi nutkunu söyledi.
24 Kasım 1934 Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ATATÜRK soyadı verildi.
1 Mart 1935 4. kez Cumhurbaşkanı seçildi.
1 Mayıs 1937 Çiftliklerini hazineye, taşınamaz mallarını da Ankara Belediyesi'ne bağışladı.
31 Mart 1938 Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği hastalığı hakkında ilk resmi duyuruyu yaptı.
15 Eylül 1938 Vasiyetnamesini yazdı.
16 Ekim 1938 Atatürk'ün hastalık durumu hakkında günlük resmi duyuruların yayınına başlandı.
10 Kasım 1938 Atatürk'ün ölümü. (Perşembe, saat 09.05)
11 Kasım 1938 İstanbul Şehir Meclisi olağanüstü toplantı yaptı. Saraydaki Cumhurbaşkanlığı forsu indirilerek yerine yarıya kadar indirilmiş Türk Bayrağı çekildi.
15 Kasım 1938 Hükümet, Atatürk'ün Ankara'da ebedi istirahat yerine konulacağı 21 Kasım 1938 tarihini ulusal yas günü olarak ilan etti.
16 Kasım 1938 İstanbul'lular, Atatürk'ün Dolmabahçe Sarayı Muayede Salonu'ndaki katafalkı önünde sabahın ilk saatlerinden, gecenin son saatlerine kadar saygı ve üzüntü içinde son görevlerini yaptılar.
19 Kasım 1938 Büyük bir törenle, Atatürk'ün Dolmabahçe'den alınan yüce cenazesi, önce Sarayburnu'na, daha sonra Zafer torpidosuyla Yavuz zırhlısına götürüldü.Yavuz zırhlısıyla İzmit'e kadar götürülen tabut, oradan Ankara'ya yolcu edildi.
20 Kasım 1938 Atatürk'ün naşı Ankara'ya ulaştı ve Ankara'da Büyük Millet Meclisi önündeki katafalka konuldu. Ankaralılar son görevlerini saygıyla yaptılar.
21 Kasım 1938 Atatürk'ün cenazesi Etnoğrafya Müzesi'ndeki Geçici Kabre konuldu.
25 Kasım 1938 Atatürk'ün vasiyetnamesi açıldı.
4 Kasım 1953 Atatürk'ün Geçici Kabri, Anıtkabir'e nakledilmesi için açıldı.
10 Kasım 1953 Atatürk'ün cenazesi Anıt-Kabir'e nakledildi.
Atam hala aklımızda , ruhumuzda , kalbimizdesin...!!!
aynı sekilde mexican ın yazısı
Anamazingkim (anamazingkim34)
Kayıt: 2006-10-11 (16:01)
Mesaj: 34
Mesaj: 34
BÝLÝYOR MUYDUNUZ?
Atatürk`ün dünyada `baþöðretmen' sýfatlý tek lider olduðunu
Bir >>geometri kitabý yazdýðý, Üçgen, açý, dikdörtgen gibi ve
48 tane >>geometri teriminin (Türkçe) isim babasýnýn bizzat
Mustafa Kemal >>olduðunu.
Norveççe`de `Atatürk gibi olmak` diye bir deyim olduðunu.
'Atatürk'' çiçeði'nin
adýný, çiçeði bulan Wanderbit Üniversitesi >>profesörlerinden
doktor Kirk Landýn`in koyduðunu ve bu çiçeðin tüm dünyada bu
isimle üretilip satýldýðýný.
Yunan baþkomutaný Trikopis`in, hiçbir zorlama ve baský olmadan her Cumhuriyet bayramýnda Atina'daki Türk büyükelçiliðine giderek, Atatürk`ün resminin önüne geçtiðini ve saygý duruþunda bulunduðunu.
'
Mimber'' adýnda bir gazete çýkarttýðýný
ve 52 sayý yayýmlanan >>gazetede ilk defa sansür kelimesi
geçtiðini.
Kurtuluþ Savaþýnda rütbe alan bir çok kadýn
askerlerimizin olduðu, >>dünya tarihine geçen tek bir
üsteðmenimizin olduðunu, Üstteðmen >>Kara Fatma'nýn 700 erkek,
43 kadýndan oluþan bir müfrezenin >>reiseliðine bizzat Atatürk
tarafýndan atanmýþ olduðunu.
Bir röportajda Birleþmiþ
Milletlere üye olmayý düþünüyor musunuz?" >>diye sorulduðunda
"Þartlarýmýzý koyarýz, kabullerine baðlý. Biz >>müracaat
etmeyiz üye olmak için, davet gelirse düþünürüz" dediðini >>ve
bunun üzerine BM yasasýnýn deðiþtirildiðini ve üyeliðe davet
edilen ilk ülkenin Türkiye Cumhuriyeti olduðunu.
1938'de, General McArthur'un en zor, en
problemli, en buhranlý döneminde,
danýþman, senatör ve bakanlarýndan oluþan yüz yirmiden
fazla >>kiþiye; "Þu anda hiçbirinizi deðil, büyük istidadý ile
Mustafa >>Kemal'i görmek için neler vermezdim" dediðini. >> >>
1938'de Ata`nýn ölümünde Tahran gazetesinde yayýnlanan bir
þiirde;
"Allah bir ülkeye yardým etmek isterse onun elinden tutmak isterse
baþýna
Mustafa Kemal gibi lider getirir" denildiðini.
1996'da
Haiti Cumhurbaþkanýnýn vasiyetinde, mezar taþýna >>yazýlmasýný
istediði metinde; "Bütün ömrüm boyunca Türkiye'nin >>lideri
Mustafa Kemal Atatürk'ü anlamýþ ve uygulamýþ olmaktan dolayý
mutlu öldüm" yazdýðýný.
2000'de ABD Baþkaný'nýn milenyum mesajýnda; ''
Milenyumun hiç þüphe
yoktur ki tek devlet adamý Mustafa Kemal Atatürk'tür. Çünkü o
yýlýn deðil >>asrýn lideri olabilmeyi baþarmýþ tek liderdir"
denildiðini.
2005'de Amerika'nýn en ünlü ekonomistlerinden birisi olan Mr. >>Johns`un önerisinin
"Türkiye ekonomiyle savaþta bir tek Atatürk' ü >>örnek alsýn
yeter" olduðunu. >> >> >>2006'da ise AB Uyum yasalari
geregince devlet dairelerinden Atatürk >>resimlerinin
kaldirilmasinin istendiðini.
BÝLÝYOR MUYDUNUZ!!!
Atatürk`ün dünyada `baþöðretmen' sýfatlý tek lider olduðunu
Bir >>geometri kitabý yazdýðý, Üçgen, açý, dikdörtgen gibi ve
48 tane >>geometri teriminin (Türkçe) isim babasýnýn bizzat
Mustafa Kemal >>olduðunu.
Norveççe`de `Atatürk gibi olmak` diye bir deyim olduðunu.
'Atatürk'' çiçeði'nin
adýný, çiçeði bulan Wanderbit Üniversitesi >>profesörlerinden
doktor Kirk Landýn`in koyduðunu ve bu çiçeðin tüm dünyada bu
isimle üretilip satýldýðýný.
Yunan baþkomutaný Trikopis`in, hiçbir zorlama ve baský olmadan her Cumhuriyet bayramýnda Atina'daki Türk büyükelçiliðine giderek, Atatürk`ün resminin önüne geçtiðini ve saygý duruþunda bulunduðunu.
'
Mimber'' adýnda bir gazete çýkarttýðýný
ve 52 sayý yayýmlanan >>gazetede ilk defa sansür kelimesi
geçtiðini.
Kurtuluþ Savaþýnda rütbe alan bir çok kadýn
askerlerimizin olduðu, >>dünya tarihine geçen tek bir
üsteðmenimizin olduðunu, Üstteðmen >>Kara Fatma'nýn 700 erkek,
43 kadýndan oluþan bir müfrezenin >>reiseliðine bizzat Atatürk
tarafýndan atanmýþ olduðunu.
Bir röportajda Birleþmiþ
Milletlere üye olmayý düþünüyor musunuz?" >>diye sorulduðunda
"Þartlarýmýzý koyarýz, kabullerine baðlý. Biz >>müracaat
etmeyiz üye olmak için, davet gelirse düþünürüz" dediðini >>ve
bunun üzerine BM yasasýnýn deðiþtirildiðini ve üyeliðe davet
edilen ilk ülkenin Türkiye Cumhuriyeti olduðunu.
1938'de, General McArthur'un en zor, en
problemli, en buhranlý döneminde,
danýþman, senatör ve bakanlarýndan oluþan yüz yirmiden
fazla >>kiþiye; "Þu anda hiçbirinizi deðil, büyük istidadý ile
Mustafa >>Kemal'i görmek için neler vermezdim" dediðini. >> >>
1938'de Ata`nýn ölümünde Tahran gazetesinde yayýnlanan bir
þiirde;
"Allah bir ülkeye yardým etmek isterse onun elinden tutmak isterse
baþýna
Mustafa Kemal gibi lider getirir" denildiðini.
1996'da
Haiti Cumhurbaþkanýnýn vasiyetinde, mezar taþýna >>yazýlmasýný
istediði metinde; "Bütün ömrüm boyunca Türkiye'nin >>lideri
Mustafa Kemal Atatürk'ü anlamýþ ve uygulamýþ olmaktan dolayý
mutlu öldüm" yazdýðýný.
2000'de ABD Baþkaný'nýn milenyum mesajýnda; ''
Milenyumun hiç þüphe
yoktur ki tek devlet adamý Mustafa Kemal Atatürk'tür. Çünkü o
yýlýn deðil >>asrýn lideri olabilmeyi baþarmýþ tek liderdir"
denildiðini.
2005'de Amerika'nýn en ünlü ekonomistlerinden birisi olan Mr. >>Johns`un önerisinin
"Türkiye ekonomiyle savaþta bir tek Atatürk' ü >>örnek alsýn
yeter" olduðunu. >> >> >>2006'da ise AB Uyum yasalari
geregince devlet dairelerinden Atatürk >>resimlerinin
kaldirilmasinin istendiðini.
BÝLÝYOR MUYDUNUZ!!!
Anamazingkim (anamazingkim34)
Kayıt: 2006-10-11 (16:01)
Mesaj: 34
Mesaj: 34
arkadaslar yazı tipi içn çok özür dilerim en kısa zamanda düzenleyip tekrar göndericem 

Arda Mayer (katakomp)
Kayıt: 2006-04-20 (18:40)
Mesaj: 381
Mesaj: 381
"anamazingkim34" demiş ki:
arkadaslar yazı tipi içn çok özür dilerim en kısa zamanda düzenleyip tekrar göndericem 

Okuyan yok zaten. Herkes yapmacık. Sakız yaptılar atatürkü ağızlara. Yani kaale almıyor kimse.
Anamazingkim (anamazingkim34)
Kayıt: 2006-10-11 (16:01)
Mesaj: 34
Mesaj: 34
"katakomp" demiş ki:
"anamazingkim34" demiş ki:
arkadaslar yazı tipi içn çok özür dilerim en kısa zamanda düzenleyip tekrar göndericem 

Okuyan yok zaten. Herkes yapmacık. Sakız yaptılar atatürkü ağızlara. Yani kaale almıyor kimse.
ciddimi çok sey kaybediolar
Anamazingkim (anamazingkim34)
Kayıt: 2006-10-11 (16:01)
Mesaj: 34
Mesaj: 34
Demirsoy açmışın burayı ama bak kimse takip etmiyo bak gençlik birseyler kaybadiyo


Buket Demir (buket__)
Kayıt: 2005-10-09 (13:18)
Mesaj: 835
Mesaj: 835
BEN HASTAYIM ÇOCUK
Zatürre'den kurtulur kurtulmaz Atatürk, İsmet İnönü ile birlikte 27 Şubat 1938'de Ankara'ya geldi.
Celal Bayar Anlatıyor:
"Balkan Antantının Ankara toplantısı günleri idi. Yugoslav Başbakanı Dr. Stoyadiniçle görüşüyordum. Şükrü Kaya yaklaştı :
"Sağlık Bakanlığı müsteşarı Dr. Asım derhal görüşmek istiyor."dedi. Mevzuun, Atatürk'ün sağlığı ile ilgili olduğunu hemen anladım. Çünkü meslek ve şahsiyetine güvendiğim Dr. Asım Arar hükümet namına, Ata'nın müdavi tabipleriyle daima temasta idi. Bana endişelerini açıkladı:
"Burnundan kan geldiğini söylediler. Bu hastalığın yeni merhalesidir. Dışardan mütehassıs getirilmesi tavsiyemi tekraren arzediyorum." dedi.
Atatürk'ün gerek görmediği tavsiyeyi bu sefer ısrarla rica ve kabul ettirmek kararıyla Çankaya'ya gittim. Beni beklemiyordu. Arzumu sükunetle dinledikten sonra:
"Ortada Hatay meselesi var. Hastalığımın dışarıda duyulmasını istemem. Neşet Ömer'le konuş. Burada zaten tıp kongresi var. Bizim doktorlar konsültasyon yapsınlar." cevabını verdi.
Doktorlar geldiler. Muayeneden sonra alkol ve sigara almaması, mutlak dinlenmesi gibi şart, fakat bir anda hepsinin birden yerine getirilmesi güç tavsiyelerini tekrar ettiler.
Atatürk hekimlerin ortak kararını dinledikten sonra :
"Zannederim haklıdırlar" dedi.
Ben sağlığının ülke için asıl şart olduğunu ve bu temel mevzuun yanında Hatay üzerinde menfi tesir yapma dahil, hiçbir ihtimalin düşünülmeyeceğini ısrarla tekrarladım. Derin teessürümü mümkün olduğunca saklama gayretime rağmen, benliğime hakim acının elbette ki farkında idi. Yavaş bir ses tonu ile:
"ÇOCUK..NE YAPACAKSAN YAP, BEN HASTAYIM" dedi.
Her şeyini, memleketi için hizmet saydığı emeklerine cömertçe feda etmiş Atatürk, ilk defa hastayım diyordu.

Zatürre'den kurtulur kurtulmaz Atatürk, İsmet İnönü ile birlikte 27 Şubat 1938'de Ankara'ya geldi.
Celal Bayar Anlatıyor:
"Balkan Antantının Ankara toplantısı günleri idi. Yugoslav Başbakanı Dr. Stoyadiniçle görüşüyordum. Şükrü Kaya yaklaştı :
"Sağlık Bakanlığı müsteşarı Dr. Asım derhal görüşmek istiyor."dedi. Mevzuun, Atatürk'ün sağlığı ile ilgili olduğunu hemen anladım. Çünkü meslek ve şahsiyetine güvendiğim Dr. Asım Arar hükümet namına, Ata'nın müdavi tabipleriyle daima temasta idi. Bana endişelerini açıkladı:
"Burnundan kan geldiğini söylediler. Bu hastalığın yeni merhalesidir. Dışardan mütehassıs getirilmesi tavsiyemi tekraren arzediyorum." dedi.
Atatürk'ün gerek görmediği tavsiyeyi bu sefer ısrarla rica ve kabul ettirmek kararıyla Çankaya'ya gittim. Beni beklemiyordu. Arzumu sükunetle dinledikten sonra:
"Ortada Hatay meselesi var. Hastalığımın dışarıda duyulmasını istemem. Neşet Ömer'le konuş. Burada zaten tıp kongresi var. Bizim doktorlar konsültasyon yapsınlar." cevabını verdi.
Doktorlar geldiler. Muayeneden sonra alkol ve sigara almaması, mutlak dinlenmesi gibi şart, fakat bir anda hepsinin birden yerine getirilmesi güç tavsiyelerini tekrar ettiler.
Atatürk hekimlerin ortak kararını dinledikten sonra :
"Zannederim haklıdırlar" dedi.
Ben sağlığının ülke için asıl şart olduğunu ve bu temel mevzuun yanında Hatay üzerinde menfi tesir yapma dahil, hiçbir ihtimalin düşünülmeyeceğini ısrarla tekrarladım. Derin teessürümü mümkün olduğunca saklama gayretime rağmen, benliğime hakim acının elbette ki farkında idi. Yavaş bir ses tonu ile:
"ÇOCUK..NE YAPACAKSAN YAP, BEN HASTAYIM" dedi.
Her şeyini, memleketi için hizmet saydığı emeklerine cömertçe feda etmiş Atatürk, ilk defa hastayım diyordu.

Buket Demir (buket__)
Kayıt: 2005-10-09 (13:18)
Mesaj: 835
Mesaj: 835
beni görmek dmek mutlaka yüzümü görmek değldir,benim düşüncelerimi,benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir...
Demirsoy (demirsoy)
Kayıt: 2006-04-10 (17:23)
Mesaj: 4.960
Mesaj: 4.960
Atatürk'ün Şiiri (19 Mayıs Anısına-Hakikat Nerede)
Bu şiir Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün Yazdığı bir şiirdir.
HAKİKAT NEREDE
Gafil, hangi üç asır, hangi on asır
Tuna ezelden Türk diyarıdır.
Bilinen tarihler söylememiş bunu
Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak,
Dinleyin sesini doğan tarihin,
Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafak
Yalan tarihi gömüp, doğru tarihe gidin.
Asya'nın ortasında Oğuz oğulları,
Avrupa'nın Alplerinde Oğuz torunları
Doğudan çıkan biz
Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz
Türk sadece bir milletin adı değil,
Türk bütün adamların birliğidir.
Ey birbirine diş bileyen yığınlar,
Ey yığın yığın insan gafletleri
Yırtılsın gözlerdeki gafletten perde,
Hakikat nerede?
M.KEMAL ATATÜRK
Bu şiir Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün Yazdığı bir şiirdir.
HAKİKAT NEREDE
Gafil, hangi üç asır, hangi on asır
Tuna ezelden Türk diyarıdır.
Bilinen tarihler söylememiş bunu
Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak,
Dinleyin sesini doğan tarihin,
Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafak
Yalan tarihi gömüp, doğru tarihe gidin.
Asya'nın ortasında Oğuz oğulları,
Avrupa'nın Alplerinde Oğuz torunları
Doğudan çıkan biz
Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz
Türk sadece bir milletin adı değil,
Türk bütün adamların birliğidir.
Ey birbirine diş bileyen yığınlar,
Ey yığın yığın insan gafletleri
Yırtılsın gözlerdeki gafletten perde,
Hakikat nerede?
M.KEMAL ATATÜRK